SEO ve İçerik Pazarlama Etkileşimi

SEO ve İçerik Pazarlama Etkileşimi

ve SEO (Search Engine Optimization) kavramları, pazarlamanın dijitalleşmeye başlamasıyla birlikte hiyerarşik olarak ortaya çıkmış olgulardır. İnternetin yaygın olarak kullanılmaya başlanmasının ardından web sitelerinin önem kazanması dönemi belirgin bir şekilde ortaya çıkmış, bununla birlikte web sitelerini gündemde tutma ve ziyaretçi sayılarını arttırma kaygısı oluşmaya başlamıştır. Dijital pazarlamanın içerisinde yer alan içerik pazarlama ve SEO pazarlama, ile ilgili detaylı yazıları daha önceki haftalarda sizlerle paylaşmış, her iki pazarlama çeşitinin de birbirine benzer yönlerinin olduğu kadar, farklılıklarıyla birbirinden ayrılan unsurları da barındırıklarını uzun uzadıya anlatmıştım. Yaklaşık 20 yıl önce internet kullanımının yaygınlaşmaya başlaması, ABD ve Avrupa’daki dijital pazarlama uygulama örneklerinin ülkemizde de görülmeye başlamasıyla ilgi odağı olmuştur.

3 farklı dönemde ele alabileceğimiz internet üzerinden pazarlama olgusu ilk olarak doğrudan pazarlama dönemiyle, tanıtım ve satış olarak karşımıza çıkmış, elektronik ödeme sistemlerinin gelişmesiyle evrim geçirerek müşteri odaklılık ve işlevsellik kazanmış ve 3. aşamaya geldiğinde ise SEO (arama motoru optimizasyonu) ve içerik pazarlama (content marketing) teknikleri ile tüketici ve potansiyel müşteri kimlikleriyle internet ortamında vakit geçiren kullanıcıların dikkatleri çekilmek suretiyle, pazarlama ve satış faaliyetleri sürdürülmeye gayret edilmiştir. Sonuç itibariyle , yaklaşık 10 yıllık bir maziye sahipken, içerik pazarlama olgusu henüz daha birkaç yıllık geçmişiyle dijital pazarlama tekniklerinin içerisinde yer edinebilmiştir. Her ne kadar birbirinden farklı tanım ve uygulamalara sahip olsalarda SEO ve içerik pazarlama; sürdürülebilir ilişki bağıyla birbirini destekleyen iki ayrı uygulama metodu olarak göze çarpmaktadır.

icerik pazarlama ve seo pazarlama

SEO, tamamen fiziksel ve teknik anlamda; arama motorlarındaki ücretsiz, editoryal, organik ve doğal sıralamalarda sitenize ya da sayfanıza yer edinmek suretiyle ziyaretçi kazanma ve trafik elde etme süreci olarak tanımlanmaktadır.

İçerik pazalama ise; kişisel ya da kurumsal açıdan doğru ve açık bir şekilde belirlenmiş hedef kitlenin ilgisini çekebilecek, bu kitleyi elde edebilecek ve bu kitleyi harekete geçirerek müşteri aksiyonu yaratabilme amacıyla üretilen alakalı, tutarlı ve en önemlisi değerli olan içeriği üretme ve yayma aktivitesinin tamamıdır.

Her iki tanımada göz attığınızda birbirinden farklı oldukları sonucunu çıkarabilir, hatta her iki pazarlama çeşitinin birbiriyle olan ilişkisini çözümlemede zorluk çekebilirsiniz. Fakat duruma birde şu şekilde bakmanız her iki metot arasındaki ilişkiyi anlamanızı kolaylaştıracaktır: hem içerik pazarlama hem de SEO aslında birbirini destekleyen, olmazsa olmaz pazarlama çabalarından oluşmaktadır. Tek başına SEO ya da tek başına içerik pazarlama, internet üzerinden etkilemeye çalıştığınız kitlenin dikkatini çekmekte başarılı olamaz. Mutlaka doğru kitleyi yakalayabilmeniz için SEO, doğru kitleyi etkileyebilmek ve onlardan müşteri yaratabilmek için ise içerik pazarlama tekniklerini kullanmak mecburiyetindesiniz. İçeriği ne olursa olsun web sitesi ya da sayfalarımıza ziyaretçi çekmenin önemi bundan 15 yıl öncesine kadar tamamen tesadüf eseriyken, son 10 yıldır ziyaretlerin bilinçli olarak anahtar kelimeler aracılığıyla arama motorları üzerinden gerçekleştiği gerçeğini fark etmemizi sağladı. Böylelikle site sahipleri, editörler, webmasterlar birden bire arama motorlarının neye göre, hangi değişkenlerle ve nasıl bir sıralama algoritmasına sahip oldukları konusunu öğrenme çabası içerisine girişti. Hal böyle olunca özellikle doğal (organik) ziyaretçi yaratmak önem kazanmaya başladı.

icerik ve seo iliskisi

Organik ziyaretçiler; internet üzerinde kişisel istekleriyle doğal olarak ziyaret ettikleri sayfaların referansları doğrultusunda sörf yapan kullanıcılar olarak tanımlanabilir. Bu kullanıcılar kişisel istekleri doğrultusunda ilgi alanları dahilindeki web siteleri ya da sayfaları ziyaret ederler. Aynı zamanda bu grup tamamen doğal ve anlamlı bir algoritmayla ziyaretlerini gerçekleştirmektedir. Bu nedenle de web yayımcıları, kendilerine ziyaretçi kitlesi yaratmak amacıyla SEO tekniklerini kullanmakta ve organik ziyaretçileri kendilerine çekmektedir. SEO tanımında olduğu gibi ziyaretçi çekmeyi sağlamakta ve organik ziyaretçi yaratmaktadır.

SEO sayesinde organik ziyaretçi yaratan web siteleri, bu ziyaretlerin sürelerini uzatma girişimlerinde bulundular. Bunu başarabilmek içinse kendi temalarına ve içeriklerine uygun niche ziyaretçileri hedefleyerek, onları kendilerine çekme gayretine giriştiler. Böylelikle SEO olgusu daha da güçlenerek önem kazanmaya başladı. Çünkü görüldü ki ziyaretlerin büyük çoğunluğu arama terimleri, dolayısıyla anahtar kelimeler üzerinden arama motoru referanslarıyla gerçekleşmekteydi. Durum böyle olunca arama motorlarında üst sıralarda listelenmek ve arama yapan kullanıcıyı arama yaptığı anahtar kelime üzerinden ziyaretçi olarak çekebilmek oldukça önemli bir hal aldı. Web siteleri, SEO teknikleri sayesinde ziyaretçileri çekebilmekteydi fakat, ziyaretçilerin beklentileriyle, site içerikleri örtüşmüyorsa bu ziyaretler kısa süreli olmakta, ziyaretçi daha önce ziyaret ettiği sitedeki içeriği bildiği için sonraki ziyaretlerinde mümkün olduğunca uzak durmakta yada ziyaretçi açısından istenilen etki yaratılamamaktaydı. Bu durum yaklaşık 10 yıl boyunca sürüp gitti, ziyaretçi çekme ve trafiği arttırma yarışı giderek saçma bir hal almaya başladı. Hatta SEO açısından güçlü fakat içerik bakımından güçsüz web siteleri, çoğu zaman içerik bakımından faydalı olanlardan hep üst sıralarda görünerek pastadaki büyük payı kaptı. Hal böyle olunca arama motorları zaman içerisinde indexleme kriterlerini ve sıralama aloritmalarını değiştirmek zorunda kaldı. Çünkü gerçek ve faydalı içeriğe sahip web siteleri, SEO açısından güçlü fakat içeriği beş para etmez ve ziyaretçiyi oyalamak amaçlı siteler karşısında ezilmekteydi. Bu nedenle arama motorları haklının, yani içeriği başarılı olan web sitelerinin değer kazanmasını sağlama girişimlerinde bulunarak sıralama algoritmalarını sürekli değişen şartlara göre değiştirmek mecburiyetinde kaldı. Google‘ın Panda, penguen, hummingbird gibi algoritmaları oluşturma mantığının altında yatan asıl neden de buydu. Çünkü dünyanın en çok ziyaret edilen ve en kapsamlı arama motoru olan Google’ın aynı zamanda internet üzerinden doğrudan reklam uygulamaları ve milyonlarca dolarlık reklam yayın giderleri vardı. Bu reklam yayın giderleri bir şekilde kısılmak zorundaydı. Gerçek ve özgün içerikli siteler ile sahte ve gereksiz içerikli siteler bir şekilde ayrıştırılmak mecburiyetindeydi.

Özellikle 2010 yılı SEO açısından büyük bir devrim niteliği taşımaktaydı. Arama motorlarının değişen algoritmalarıyla birlikte SEO anlayışı ve teknikler de büyük ölçüde değişti. Çünkü eskiden, miktar olarak fazla, içerik olarak özgün olmayan ve değer yaratmayan içerikler; yapılan SEO çalışmalarıyla, orijinal, anlamlı ve değer taşıyan içeriklere göre daha üst sıralarda çıkmakta ve daha çok ziyaretçi çekmekteydi. Algoritmalar değişince eski SEO teknikleri, anlamsız içerikler, değer taşımayan ve orijinal olmayan içerikler birden bire alt sıralara çekildi ve gerçekten hak eden içerikler önem kazanmaya başladı. Kısacası 2010’dan itibaren kaliteli içeriğe sahip olan web siteleri daha da önem kazanmaya başladı.

icerik ve seo etkilesimi

Ama unutmamamız gereken bir diğer etken ise kaliteli içeriğin yanı sıra SEO’da hemen hemen eski önemini korumaktaydı. Çünkü ne kadar başarılı, özgün, faydalı bir içeriğe sahip olsanızda, bu içeriğe arama motorları aracılığıyla ulaşamayarak, organik ziyaretçi çekemiyorsanız SEO ile ilgili sıkıntınız var anlamına gelir. Yani bugün itibariyle; hem kaliteli içerik, hem de başarılı SEO stratejisi ile istenilen başarıyı ve ziyaretçi kitlesini çekebilmek mümkün olmaktadır. Pazarlama açısından bakıldığında SEO, bugün dijital pazarlamanın vazgeçilmez araçlarından birisi olarak göze çarpsa da, son dönemlerde içerik pazarlaması SEO’ya göre daha sık tercih edilen yöntemlerden birisi konumuna geldi. İçerik pazarlaması, hem işletmelerin hem de markaların, internet üzerindeki tüketici kitlesini etkileyebilmek için kullandığı önemli yöntemlerin en başında yer almakta. Howard Gossage’nin belirttiği gibi “People don’t read ads. They read what interests them, and sometimes it is an ads” (“İnsanlar reklamları okumazlar. İnsanlar, ilgilerini çeken şeyleri okur ve bu bazen bir reklam olur”). Çünkü içerik pazarlamanın özünde insan vardır ve insanı etkilemek kolay değildir.

İşin içerisinde insan olduğu için onu ikna edebilecek en ideal içeriği hazırlayarak odak noktanızdaki kişiyi etkilemek içerik pazarlamasının temel misyonunu meydana getirmektedir. İnsanlar uzun, akıcı bir dille yazılmayan, kopya içerikli ve en önemlisi ilgilerini çekmeyen yazıları okumak istemezler. İşte içerik pazarlama, ziyaretçinin ilgisini çekebilecek başlığı kurgular, içeriğindeki önemli noktaları lafı uzatmadan okuyucuya iletir ve en önemlisi okuyucusunu harekete geçirebilecek bir şekilde donatılır. Bu sayede hedeflenen kitle, içeriğin etkisiyle müşteri konumuna geçer ve  kendisini pazarlamanın temelini oluşturan ürün ya da hizmeti talep eder durumda buluverir. İçerik pazarlaması için tercih edilebilecek çok farklı mecra mevcuttur. Bunların başında bloglar gelirken, sosyal ağlar, forumlar, online oyunlar, wiki siteleri de içerik pazarlamasının sıklıkla tercih edildiği mecraları oluşturmaktadır.

Genel olarak özetlediğimizde içerik pazarlaması ve SEO şayet birlikte entegre edilip kullanılırsa, pazarlama açısından başarıya ulaşmak mümkün olur. Taktik oldukça basittir, “SEO ile ziyaretçi çekilir, içerik ile etki altında bırakılır”. SEO pazarlama ve içerik pazarlamanın birbiriyle ilişkisini Leo Odden şu şekilde özetlemektedir: “Think of SEO this way: If a customer-focused content marketing program is the sandwich, then SEO is the mayonnaise. It touches nearly everything and enhances the overall flavor of the sandwich, but on it’s own, it’s not very appetizing.”, yani “müşteri odaklı içerik programınızı bir sandviç olarak düşünürsek, SEO bu sandviçin mayonezi konumundadır. SEO, hazırladığınız sandviçteki hemen hemen herşeye temas eder, onlarla karışır ve lezzetlendirir. Ama seo tek başına çokda iştah açıcı değildir”.

Bir önceki yazımız olan Sosyal Medya Stratejisi Nasıl Belirlenir başlıklı makalemizde sosyal medya pazarlama, sosyal medya pazarlama stratejileri ve sosyal medya stratejileri hakkında bilgiler verilmektedir.

Hakkında Çağrı Ergezer

1983 Kahramanmaraş doğumlu. Lisans eğitimini Uluslararası İlişkiler, Master eğitimini ise İşletme (Pazarlama ABD) üzerine yaptı. Küçük yaştan itibaren ilgi duyduğu bilgisayar teknolojileri ve internet, onun sosyal medya, dijital pazarlama ve dijital içerikler üzerine yoğunlaşmasını kolaylaştırdı. Şimdi özel bir üniversitede araştırma görevlisi olarak görev yapan yazar; dijital pazarlama, e-ticaret, sosyal medya ve tüketici davranışları üzerine bilimsel çalışmalarını sürdürmekte. Boş zamanlarında kendine ait olan "ergezer.net" adlı blogda deneyimlerini okuyucularıyla paylaşan yazar, aynı zamanda doktora çalışmalarını tamamlamakla meşgul.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.