Facebook Kapanacak mı? Tartışmasında Son Durum

Facebook Kapanacak mı? Tartışmasında Son Durum

2004 yılında yayın hayatına başlayan ’un bugünkü konumunu kurucusu Mark Zuckerberg de tahmin edemezdi. Yıllar yılları kovalarken birden bire; sosyal ağ olgusunda çığır açan , Web 2.0’ın da kabiliyetlerini gözler önüne sermesinin yanı sıra, sıra dışı algoritmasıyla umulmadık arkadaşlıkları da pekiştirdi diyebiliriz. İlk yıllarda arkadaşlık odaklı bir sosyal ağ havası veren ’un değeri ilerleyen zamanda anlaşılmaya başlandı. Bakıldı ki internette eski klişeler zaman geçirme kavramı için yetersiz kalıyor, kullanıcılar vakitlerinin büyük çoğunluğunu sosyal ağlar üzerinde geçirmeye başlıyor derken işletme ve markaların da dikkatleri bu odak doğrultusunda uyarılınca, bugün 1 milyar 300 milyon kullanıcılı bir dünya devinin doğuşunu tetiklemiş oluyor.

Herşey bir kenarda dursun, gün itibariyle dünyanın en çok kullanıcıya sahip sosyal ağı Facebook, şimdilerde ilginç tartışmalara, varsayımlara hatta bilimsel çalışmalara konu oluyor. Kullanıcılar, bilim adamları, işletmeler, markalar da dahil herkes çok merak ediyor, “?“, “?“. Bu soruya en ilginç yanıtlardan birisini, ampirik bir çalışma ile Amerika Birleşik Devletleri’nin en itibarlı üniversitelerinden birisi geçtiğimiz haftalarda verdi. Bahsettiğimiz üniversite “Akıl Oyunları” filmine de konu olan, dünyaca ünlü iş adamları, siyaset bilimciler, politikacılar ve ekonomistlerin de mezun olduğu Princeton Ünivetsitesi.

facebook kapaniyor

Konuya geri dönecek olursak Princeton Üniversitesi’nden iki araştırmacı (John Cannarella ve Joshua A. Spechler) yaptıkları araştırmada, Google’ın “arama trendleri” (Google Trends) sayfasını referans alarak; yıllar içerisinde “facebook” arama teriminin aranma sıklığından hareketle, Facebook’a 2020 yılına kadar ömür biçti. Makalenin orijinali “Epidemiological modeling of online social network dynamics” adıyla yayınlanırken, 2006 – 2014 yılları arasından arama trendlerine dayanarak, aranma katsayılarındaki düşüşleri analiz etti. Bu tarz genelleme, elbette bilim çevrelerinde de farklı eleştirilerle karşılandı. Aslına bakarsanız makalenin genelinde en eski sosyal ağlardan birisi olan MySpace’in çöküş nedenleri ile Facebook’un aranma katsayıları arasında bir korelasyon kurulmuş.

Fakat bana göre MySpace için geçerli olan değişkenler ve nedensellik korelasyonlarının, Facebook için geçerli olmayacağı görüşündeyim. Nedenlerim ise aşağıda sıraladığım gibi:

  • Facebook’a olan rağbetin, Google arama trendleri  ve aranma katsayılarıyla ilişkilendirilip ölçülemeyeceği. Çünkü Google da “facebook” anahtar kelimesinin aranma katsayısındaki düşüşün asıl nedeni, değişen kullanıcı profilidir. Yani kullanıcılar ekisi gibi, Facebook’a giriş yaparken Google üzerinden “Facebook” terimini aratmamaktadır.
  • Konuyla ilgili bir diğer varsayımım ise artan akıllı telefon kullanımı. Kullanıcılar artık web tarayıcıları aracılığıyla Facebook’a erişmek yerine, Facebook uygulamasını kullanarak bağlanmakta. Bu da web tarayıcıları ya da arama motorlarının verilerine yansımayan kullanıcı girişleri meydana getirmektedir ve yapılan analizler gerçeği yansıtmamaktadır.
  • Facebook henüz yayına başlamadan önce MySpace kullananların sayısı yalnızca 75 milyondu. Facebook’un ardından bu sayı giderek düştü. Facebook’un ise bugünkü kullanıcı sayısı 1 milyar 300 milyonun üzerinde. Yani Facebook, MySpace gibi sıradan bir sosyal ağ olmanın çok daha üzerinde, kendi başına ap ayrı bir oluşum olarak nitelendirilebilir.
  • Facebook’a bir dönem rakip olan ve o dönemlerde Facebook kullanımının yer yer terkedilip Instagram, WhatsApp gibi alternatiflere yönelmeler, günümüzde bu rakiplerin Facebook tarafından satın alınmasıyla son buldu ki, Facebook’un sosyal ağlar arasındaki kayıtsız liderliği muhtemelen uzun yıllar devam edecek nitelikte.
  • Yaklaşık 1 buçuk milyar kullanıcının 5 sene içerisinde (2020’ye kadar) farklı platformlara yönelmeleri imkansız gibi görünüyor. Bu durum Çin’de yaşayan nüfusun ABD’ye göç etmesi kadar zordur.
  • Bugün itibariyle bazı ülkeler hariç (Rusya, Orta Asya Ülkeleri) Facebook’un kayıtsız liderliğine engel olabilecek alternatif sosyal ağlar malesef ki bulunmamakta. Rusya ve Orta Asya ülkelerinde ise VKontakte, Odnoklassniki, MoyMir gibi alternatifler, bir takım nedenlerden dolayı, Facebook’a göre daha fazla tercih edilmekte.
  • Markalar ve işletmeler açısından en sık tercih edilen ortamlardan birisi haline gelen Facebook, kazandığı reklam gelirleriyle, kendisini sürekli revize edecek ve sektördeki liderliğini korumayı sürdürecektir.

facebook trendleri

Konuya geri dönecek olursak, Princeton Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya karşılık, Facebook’un veri uzmanı Mike Develin oldukça ilginç bir yanıt verdi. Verdiği yanıt o kadar ilginçti ki, yapılan araştırmayı anında çürütebilecek ve benzer yöntemler kullanılarak yapılan araştırmaları hiçe sayacak cinsten zekiceydi.

Mike Develin’ın Princeton Üniversitesindeki araştırmayı yapanlara verdiği mükemmel cevabı okumak için tıklayınız

Bir önceki yazımız olan 2. Türk Dünyası Genç Sosyal Bilimciler Kongresi başlıklı makalemizde 2. Türk Dünyası Genç Sosyal Bilimciler Kongresi, 2015 öğrenci sempozyumu ve Genç Sosyal Bilimciler Kongresi hakkında bilgiler verilmektedir.

Hakkında Çağrı Ergezer

1983 Kahramanmaraş doğumlu. Lisans öğrenimini Uluslararası İlişkiler, yüksek lisans öğrenimini ise İşletme (Pazarlama ABD) üzerine yaptı. Küçük yaştan itibaren ilgi duyduğu bilgisayar teknolojileri ve internet, onun sosyal medya, dijital pazarlama ve dijital içerikler üzerine yoğunlaşmasını kolaylaştırdı. Şimdi özel bir üniversitede araştırma görevlisi olarak görev yapan yazar; dijital pazarlama, e-ticaret, sosyal medya ve tüketici davranışları üzerine bilimsel çalışmalarını sürdürmekte. Boş zamanlarında kendine ait olan "ergezer.net" adlı blogda deneyimlerini okuyucularıyla paylaşarak, aynı zamanda doktora çalışmalarını tamamlamakla meşgul.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.